Ay Burçları

Ebeveynlerimizle ilişkimiz ve içsel ebeveynliğimiz ile ilgili ilk kafa yorma sürecimizi tamamladıktan sonra haritalarımızda ne olduğunu kavramanın bize ne sunabileceğini de hesaba katmak isteyebiliriz. Ay burçlarımız içimizdeki çocuğun güvende ve tatmin olmuş hissetmesi için deneyimlemesi ve dışa vurması gereken belli enerjilerin yanı sıra, içimizdeki ebeveynin duygularımıza ve ihtiyaçlarımıza tepkilerinde etkili olan enerjileri de gösterir. Ay burcumuza itibar etmek önemlidir. Ay burcunun Boğa’da olması güzel şeylere, Yay’da olması ise mutlu olmak için seyahat etme özgürlüğüne sahip olmayı gerektirebilir. Hem Ay’ımızın evsel ve açısal yerleşimi hem de Ay burcumuz içimizdeki çocuğa dair özgün kişisel örüntülere- ki bunlar duygusal ve fiziksel iletişim, aidiyet, yemek ve yuva gibi temel ihtiyaçların uzantılarıdır- işaret edebilir. Hepimiz için geçerli olan bu temel ihtiyaçlar giderilmediğinde Ay burcumuzun etkilerini dışa vururken kompulsif bir hale gelebiliriz Örneğin;  Ayımız Boğada olduğunda yüklü miktarda para ve mal biriktirme veya Yayda olduğunda ise dur durak bilmeden seyahat etme eğiliminde olmak gibi…  Ay burcumuzun, ev ve açılarının aşırı, kompulsif veya katı tezahürleri gerçek ihtiyaçlarımızı tatmin etmekten ziyade başka bir şeyle telafi ediyor olabileceğimize işaret edebilir. Eğer bu doğruysa, inkâr ettiğimiz duygularımızla ve ihtiyaçlarımızla yüzleşmemize, tekrar ilişki kurmamıza ve benzer şekilde bastırdığımız veya itibar etmediğimiz ihtiyaçları nasıl karşılayacağımızı keşfetmemize yardımcı olması için psikoterapi almaya veya bir destek grubuna katılmayı isteyebiliriz.

Kapsamın dar olmasından dolayı, bu bölümde sadece Ay evlerini, açılarını ve etkilerini inceleyebileceğiz. Bu yüzden, kendi Ay burcumuzu haritamızdaki pozisyonu doğrultusunda irdelemek için, kendi astroloji bilgimizi kullanmamız gerekiyor. Üçüncü evde bulunan Ay ile İkizlerde olan Ay veya Kova’da bulunan Ay veya Ay/Uranüs karesi bazı benzerlikler gösterebileceğinden dolayı, ileriki sayfalarda sadece Ay burcumuzla ilgili değil, ayrıca yöneticinin üzerimizdeki etkilerine yön veren Ay pozisyonlarıyla ilgili olan kısımları da okumak isteyebiliriz. Eğer Ay Aslanda altıncı evde, Mars’a kare ve Jüpiter’e üçgen konumdaysa; duygusal örüntülerimiz sadece Aslan’ı değil, Başak’ı (Altıncı Ev), Koç’u (Mars) ve Yay’ı (Jüpiter) yansıtabilir. İlerletilmiş Ay’ın mevcut burcu da dikkate almaya değerdir, çünkü ilerletilmiş Ay’ın mevcut burcu yaşam döngüsü boyunca değişen ve evrilen ihtiyaçlarımızı ortaya koyar. Burada her bir Ay burcunun ne anlam ifade ettiğini açıklamak için verilmiş olan örnekler bize içsel Ay enerjilerimizi daha derinden deneyimlememizde Ay burçlarımıza dair değerlendirmenin ardından daha da ileri gitmek ve kendimizi öz-bakım sürecine adamak isteyebiliriz.

AY KOÇ BURCUNDA

Ay’ı Koçta olanlar, kendilerini dürüstçe ve açıkça ifade etmeye, bireyselliğimizi ortaya koymaya, coşkulu bir şekilde yeni proje ve aktivitelerde yer almaya ihtiyaç duyarlar. Koç, Ay için kolay bir pozisyon değildir; genellikle inkâr etmeye ve duygusal olarak kendi kendimize yetmeye kalkışarak bağımlılık karşıtı eğilimler göstermemiz muhtemeldir. Derin duygular ve ihtiyaçlar su yüzüne çıktığında, bunları bilinçsizce öfkeyle, fevri tepkiyle ve bazen de cinsel dışavurumla savuşturabiliriz.

Büyük ihtimalle Koç burcu bir ebeveyn bizim isteklerimize ve arzularımıza hızlı bir şekilde karşılık vermiş ve kendi isteklerimizi elde etmemiz için ihtiyacımız olan özgürlüğü tanımıştır. Böyle bir ebeveyn muhtemelen kendisi de bağımsız ve/veya bencil olduğu ve refahımızla ilgili herhangi bir sorumluluk altına girmek istemediği için bizim de bağımsız tabiatımızı desteklemiştir. Dahası bize “güçlü olmaya” ve “dayanıklı olmaya” dair bir takım tutumlar aktarmış olabilir ancak bu tür tutumların bizim daha çok gelişmemizi teşvik etmekten ziyade yakınlığa, ihtiyaçların ve hassas duyguların dışavurumuna karşı savunmaya geçmekle daha çok ilgisi olabilir. Ebeveynimiz, kim olduğumuzu gerçekten onaylamadığı ve desteklemediği halde bireyselliğimizi teşvik etmiş olabilir. Ay’ın Koçta olması bazen anlık istek ve tepkilerimize cevap vermiş ancak aslında hiçbir zaman gerçek ihtiyaçlarımızı tanımamış veya karşılamamış veya etkin bir şekilde olgunlaşmamız ve uyumlanmamız için ihtiyacımız olan engellenme toleransını geliştirmemizde yardımcı olmamış yumuşak başlı bir ebeveyne işaret eder.

Bu yüzden, görevlerimizden biri de dürtüleri daha derin isteklerden ve ihtiyaçlardan ayırt etmeyi öğrenmek ve anlık tatminlerin verdiği heyecanın ötesinde gerçekte ne istediğimizin bilgisine ulaşmak olabilir. Bu aynı zamanda, daha derin ihtiyaçlarımızı nasıl değerlendireceğimizi ve karşılayacağımızı öğrenmeyi, deneyimlemeye açıkken temel bağımsızlığımızı sürdürmeyi ve insan olmaktan mütevellit bağımlı olma halimizle uzlaşmayı da içerebilir. Ay’ın Koç burcunda olması ayrıca, bize kendi zindeliğimizi ve canlılığımızı deneyimleme amacıyla sürekli heyecan ve uyarım arayışında olmamamız için gerçekliği ve hakikati getiren bir şekilde “Ben varım” ve “Ben buyum” farkındalığını derinden deneyimlemek suretiyle fiziksel ve içgüdüsel tabiatlarımızın içinde köklenmiş duruma gelmemiz gerektiğini de ortaya koyar.

AY BOĞA BURCUNDA

Ay’ı Boğada olanlar, sağlam bir öz-saygı ve içsel güvenlik temelini deneyimlemeye, ihtiyacımız olanı elde edebilmek ve sahip olduklarımızdan faydalanmak için içsel kaynaklarımıza ve kapasitemize dair güven kazanmaya, fiziksel ve duygusal sıcaklık hissetmeye, yaşama dair zevkleri ve acıları bedenimizle ve duyularımızla algılamaya ve dünyayla bağlantımızı sürdürmeye ihtiyaç duyarız.  Boğa burcunun zaruri ihtiyaçları giderilmediğinde, bunları muhtemelen kompulsif bir şekilde başka bedenlere, yiyeceğe, paraya ve harici tatmin kaynaklarına tutunup kendimizi şımartarak telafi etmeye meylederiz.  Üşengeç, açgözlü, aşırı materyalist olabilir ve rutin, risksiz ve oldukça verimsiz bir varoluş döngüsüne güvenmeye dair ısrarımız nedeniyle bağımlı duruma düşebiliriz.

Boğa bir ebeveyn figürü güvenlik örüntülerimizi etkilemiş olabilir. Olumlu açıdan baktığımızda, ebeveynimiz gerçekçi ve ayakları yere basan; bize ihtiyacımız olan sıcaklığı, tutarlılığı, istikrarı ve konforu verebilmiş ve fiziksel dünyada aktif olarak güven kazanmamıza yardım edebilmiş biri olabilir. Olumsuz açıdan baktığımızda ise, ebeveynimiz kendi hislerinin esareti altına girmiş, dolayısıyla bizi de benzer bir şekilde ağırlıklı olarak fiziksel bir varoluş seviyesine zincirlemeye kalkışmış biri olabilir. Yoksunluk çekmek yerine sorma ihtiyacı bile duymadan ihtiyacımızdan fazla yiyeceğin, paranın ve başka yaşam konforlarının bize sunulmuş olmasından ve bu duruma alışmış olmamızdan dolayı aşırı şımartılmış veya sahiplenici bir ebeveyn tarafından hükmedilmiş, tembellik etmek veya kendimiz de sahiplenici birine dönüşmek ve tutunma davranışları geliştirmek suretiyle izinsiz müdahalelere karşı koymayı öğrenmiş olabiliriz.

Kendimize durmadan değersizliğimiz veya yetersizliğimiz, bırakmak yerine tutunmak, daha fazla para kazanmanın ve iş güvencemizi korumanın gerekliliği veya bizi teskin eden konforları ve fiziksel hazları elde etmek ve yaşamak ile ilgili mesajlar verebiliriz.  Kendimizi fazlasıyla kolay bir yaşam tarzına alıştırabilir veya fazlasıyla katı bir öz-yeterlik halini benimseyerek ihtiyaçlarımıza karşı koyma durumuna geçebiliriz. İçimizdeki Boğa çocuğa başarılı bir şekilde tekrar ebeveynlik yapabilmek için, tatminkâr olmayan alışkanlıklar ile davranışların içinde kısıtlı kalmamıza neden olan bu içsel mesajları tekrar değerlendirmeye tabi tutmak ve a)içsel kaynaklarımız ile içsel güvenlik temelimize dair güven ve farkındalık geliştirmemize yardımcı olup öz-saygımızı oluşturmamızı sağlayan; b)tembellik,  duyusal doyum ve fiziksel veya maddi açgözlülük örüntüleri içine gömülmektense bedenimizin en elzem ihtiyaçlarını deneyimlememiz ve tatmin etmemiz için teşvik eden; c) rahatlamamıza ve özümüze teslim olmamıza, dolayısıyla sahiplenme veya kompulsif öz-yeterlik eğilimimizden kurtulmamıza ve sıcaklık ve özveri sunmak ve kabul etmek için kapasitemizi doğru bir şekilde değerlendirmemize imkân veren mesajlar geliştirmek zorunda kalabiliriz.

AY İKİZLER BURCUNDA

Ay’ı İkizlerde olanlar, sözlü iletişim kurmaya, farklı insanlarla etkileşime girmeye, merakımızı uyandırmaya ve gidermeye, aklımızı eğitmeye ve kullanmaya, temel beceriler geliştirmeye, uyarıcı bir ortama açık olmaya ve böyle bir ortamla meşgul olmaya ihtiyaç duyarız.  İkizler Ay’ı en derin ihtiyaçları, ilişkideki duygularımızı deneyimlemek, ifade etmek ve sadece ilgimizi uyandırmaktan ziyade bizi gerçekten besleyen bir insan ve aktiviteler ağı kurmakla ilgilidir. Ayrıca, düşünürler ve iletişimciler olarak bilgiye açlığımızı beslemekten ve kapasitemizi geliştirmekten de fayda sağlarız.

Gerçek ihtiyaçlarımız karşılanmadığında,  kendimizi İkizlerin kompulsif davranışlarında kaybedebiliriz – gerçek bir bağlantı kurmadan sürekli ve yüzeysel bir şekilde konuşabilir, enerjimizi herhangi bir tatmin duygusu yaşamaksızın kişiden kişiye ve aktiviteden aktiviteye değişen bir şekilde etrafa saçabiliriz. Hissetmekten kaçmak adına, bilgiye ve entelektüel aktiviteye sığınabiliriz.

Olumsuz açıdan baktığımızda Ay’ın İkizlerde olması,  ebeveynlerimizden biri veya her ikisi ile de değişken veya istikrarsız, duyguların doğrudan ifade edilmesinden ziyade fazlaca akılla tanımlamanın, rasyonelleştirmenin ve düşünselleştirmenin söz konusu olduğu deneyimler yaşadığımızı gösterir. Böyle bir ebeveyn oldukça gergin, sinirli ve önemsiz şeyleri saplantı haline getirmiş biri de olmuş olabilir. Olumlu açıdan baktığımızda ise, ebeveynimiz sözlü ve düşünsel becerilerimizi teşvik etmiş, desteklemiş ve bize hatırı sayılır bir uyarım ve mücadele ortamı sağlamış olabilir.

Eğer ebeveynimiz bize ihtiyacımız olan duygusal doyumu sağlamadıysa;  bizi duygularımızı reddetmeye veya makul açıklamalarla önemsizleştirmeye ve vaatlerde bulunmak veya bir alanda uzmanlaşmayı öğrenmek pahasına çok fazla dış etkiye açık kalmaya itecek mesajlar içselleştirmiş olabiliriz. Bedenimiz ve duygularımız ile ilgili güvensizlik hissettiğimiz için, zihinsel kapasitemizi akılcılaştırmada ustalaşacak; kelimeleri ve yüzeysel etkileşimleri de gerçek bağlantıya, samimiyete ve iletişime olan ihtiyacımıza karşı koymak amacıyla kullanacak kadar geliştirmiş olabiliriz. Görevimiz, mental aktivitelerimizin ve ilişkilerimizin gerçekten doyurucu olmasını sağlamak için düşünebilecek, iletişim kurabilecek ve yaşamlarımızı yapılandırabilecek şekilde duygularımızla ve bedenimizle tekrar bağlantı kurmak olabilir.

AY YENGEÇ BURCUNDA

Ay Yengeç burcunun gezegeni olduğu için; Ayımızın Yengeçte olması halinde lunar ihtiyaçlarımızı kabullenmek ayrı bir öneme sahiptir. Bu bağlamda, temel iyi olma halimiz lunar kaynağımızla olan bağlantımıza bağlıdır. Eğer çocukken yoksunluk çektiysek veya aşırı şımartıldıysak, yiyeceğe, eve veya bakımımızı üstlenen, bize konfor sağlayan koruyucu figürlere aşırı bağlılık geliştirmiş olabiliriz. İhtiyaçlarımızla ve duygularımızla ilişki halindeyken: a) yemeye veya ağız yoluyla doyum sağlamaya; b) başkalarının bizim ihtiyaçlarımızı veya isteklerimizi karşılamasını beklemeye; c) kendimize acıyarak veya başka insanları bize daha duyarlı olmaya mecbur bırakmak için sürekli ağlamaya; d) insanlara ve varlıklara tutunmaya; e) kendi dünyamıza çekilmeye meyilli olabiliriz. Alternatif bir başka örüntü de başkalarını kompulsif bir şekilde gözetmek suretiyle dolaylı yoldan tatmin aramaktır. Bizim için yardıma muhtaç küçük kız veya erkek çocukları, hatta büyük anneler veya babalar haline gelmek oldukça kolay, ancak tam bir tatmin duygusunu deneyimlemek veya başkalarına çocuk muamelesi yapmamak, bunun yerine onların bütünlüğüne ve bireyselliğine saygı duyarak karşılık vermek zor olabilir. Ay’a kare veya karşıt açılar varsa, koru(n)maya/ gözet(il)meye dair ihtiyaçlarımıza karşı güçlü savunmalar inşa etmiş olabiliriz, bunun sonucu olarak da kendimize tam anlamıyla özen göstermemizi gerektiren psikolojik veya fiziksel (sıklıkla mide, rahim veya göğüsler ile ilgili) sorunlar yaşayabiliriz.

Ay’ımızın Yengeçte olması, ebeveyn figürlerimizden birinin ya da her ikisinin de içsel olarak bizim ihtiyaçlarımızı algılayabilecek ve tatmin edebilecek düzeyde anaç, koruyucu ve empati sahibi olabileceğini göstermektedir. Ancak, eğer Ayımız sert etkilere maruz kalmışsa ebeveynlerimiz bilinçsiz bir şekilde kendi karşılanmamış ihtiyaçlarından etkilenmiş ve bizi yardıma muhtaç ve doyum için onlara bağımlı olmamız için teşvik etmiş olabilirler. Bu tür ebeveynler çoğunlukla, kendimiz için yapmamız gerekeni bizim için yapan veya bizden esas kendimizin deneyimlemeye ihtiyaç duymuş olabileceği şefkati ve hassasiyeti elde etmek için dikkatini kendi duygularına ve fiziksel rahatsızlıklarına haddinden fazla yönlendiren kurbanlardır.

Sonuç olarak, kendimize kendimiz için üzülmemize, acılarımıza boyun eğmemize, başkalarından çok fazla şey beklememize veya yiyeceğe, eve, sevdiklerimize veya başka harici güvenlik ve doyum formlarına aşırı bağlanmamıza neden olacak içsel mesajlar vermeyi öğrenmiş olabiliriz. En önemli görevlerimizden biri, içimizdeki çocuğun hiçbir zaman sahip olamadığı veya olgunlaşmanın bir parçası olarak kaçınılmaz bir şekilde vazgeçmek zorunda kaldığı ortak yaşamın yasını tam anlamıyla tutmak olabilir. Koru(n)ma/gözet(il)me ihtiyaçlarımızın derinliğini deneyimlememiz ve yetişkinler olarak bu ihtiyaçları, onlara hizmet etmeden karşılayan davranış ve etkileşim örüntüleri inşa etmemiz gerekebilir. Lunar derslerimiz ayrıca şu unsurları da içerebilir: a) gerçek ihtiyaçlarımızla ve duygularımızla bağlantı ve iletişim kurmak; b)içsel bir güvenlik temeli oluşturmak; c) çaresizlik temelli veya çaresizliği ve muhtaçlığı silah olarak kullanan davranışların üstesinden gelmek; d) başka insanların içindeki çocuğun yanı sıra yetişkini de desteklemeyi öğrenmek ve sahiplenmeden sevmek; e) dikkatimizi gereksiz bir şekilde ilişkilerde vermeye ve almaya harcamak yerine kendi kendimizi beslemeye adamak.

AY ASLAN BURCUNDA

Ay’ı Aslanda olanlar, bilhassa sevildiğimizi ve takdir edildiğimizi hissetmeye, özel muamele görmeye, oyun oynamaya ve kendimizi doğal ve yaratıcı bir şekilde ifade etmeye ihtiyaç duyarız. Sıcaklığa ve bağlılığa ihtiyacımız olmakla birlikte, sevgiyle beslendiğimiz sürece kalbimiz dolusunca verebiliriz.  Aksi takdirde, lunar tabiatımız bozulabilir ve ilgi ve/veya güç üzerindeki ısrarında kompulsif olabilir. Olumsuz açıdan baktığımızda; başkalarını etkilemek uğruna merkezde olma isteğimizden vazgeçmeyebilir veya kendimiz veya başkaları üzerindeki kontrolümüzü sürdürme çabamızda hükmeder veya emreder hale gelebiliriz.

Ay’ın Aslanda olması, bizi fazlasıyla ödüllendiren, aktivitelerimize ve zaferlerimize coşkulu bir şekilde müdahil olan ve oyuncu ruhumuzu teşvik edebilen ve paylaşabilen sevgi dolu ebeveyn figürlerine sahip olduğumuzu göstermektedir. Ancak, sert etkilere maruz kalmış bir Ay da bizi ya aşırı şımartan ya da mahrum bırakan ebeveynlere işaret ediyor olabilir. Bir uçta çok fazla ilgi ve özel muamele göstererek bizi şımartan, bizi yetişkin hayatlarımızı sadece prens veya prenses olarak yaşamak üzere hazırlayan anneler bulunur. Diğer uçta ise narsist ebeveynler; sadece itaatkâr olmamız için uğraşan veya bizi ısrarla kendi hayallerini yaşamamız için zorlamak ve bireyselliğimizin önünü katı bir şekilde kesmek suretiyle bizimle fazla özdeşleşmiş olan tiran kraliçeler veya krallar.

Çocukluktaki yetiştirilme tarzımızın bir sonucu olarak, dikkat çekme odaklı, çocuksu, talepkâr ve/veya hükmedici davranış örüntülerini destekleyen mesajları içselleştirmiş olabiliriz. Sadece kendimizin değil, sanki herkesin evreninin merkezi olmayı hak ediyormuş gibi davranabiliriz. Geçmişte karşılanmamış ihtiyaçlarımızdan dolayı kendi değerimizi kanıtlama ve övgü alma isteğimizde kompulsif hale gelebiliriz.

Ay’ı Aslanda olan birinin sıcaklığın ve sevginin keyfini çıkarmak kaydıyla verecek çok şeyi vardır. Biz, Ayı Aslanda olanların, hep başkalarından beklemek yerine duygusal olarak kendi kendimizi beslememiz gerekebilir.  Zaman zaman tüm ilgimizi ve takdirimizi kendimize yönlendirmeye, kendi kendimizin izleyicisi/dinleyicisi olmaya ve içimizdeki çocuğun doğallığını ve coşkusunu desteklemeye etmeye ihtiyaç duyarız. Eğer duygusal tatmin yaşamak istiyorsak, kalplerimizi mutluluğa olduğu kadar acıya da açık tutmalı ve başkalarını sadece karşılığında bizi sevdikleri için değil aynı zamanda kendimizi de gerçekten sevdiğimiz için sevebilecek hale gelmeliyiz.

AY BAŞAK BURCUNDA

Eğer Ay’ımız Başakta ise; aklımızı istenmeyen duygulara karşı koymak için kullanmakta usta olabiliriz. Yaşamımızın en azından bazı alanlarında organizasyona ve öngörülebilirliğe, kendimizi işimizde ve kişisel aktivitelerimizde değerli hizmetler sunan kişiler olarak faydalı hissetmeye, fiziksel açıdan iyi olmak için özen göstermenin yanı sıra deneyimlerimizi akılcı bir şekilde değerlendirmeye ve yapılandırmaya ihtiyaç duyarız. Kendimiz ve başkaları için yüksek standartlarımız olmakla birlikte kişisel bütünlüğümüzü ne pahasına olursa olsun korumamız gerekir.

Eğer derin duygusal ve içgüdüsel tabiatımızla bağlantımızı kaybedersek, yapıcı Başak özelliklerimiz bile yıkıcı olacak derecede kompulsif hale gelebilir. Düzende ve verimlilikte etrafımızdaki doğal akışa ve canlılığa zarar verecek kadar ısrarcı olabilir; ne olursa olsun kendimizi meşgul etmek pahasına rahatlayamayacak ve zorunluluk duygumuzun insafına kalacak kadar işkolik bir hale gelebiliriz. Sürekli telaşlanır, endişelenir, şikâyet eder ve düşünselleştiririz. Kendimizi başkalarına bağımlı kılıp onları sunduklarımızdan faydalanmaları için zorlarız. Kendimizi özeleştiri ile paramparça eder, benzer şekilde başkalarının kusurlu olmasına da izin vermeyiz.

Ay’ımızın Başakta olması,  ebeveyn figürlerimizin birinde veya her ikisinde de önemli derecede Başak enerjisi deneyimlediğimizi gösterir. Koruyan ve gözeten bir Başak ebeveyn mental gelişimimizi desteklemiş, bize yapıcı kişisel alışkanlıklar kazandırmış ve içimizdeki çocuğun ruhunu örselemeden güvenli ve düzenli bir ortam deneyimlememize olanak sağlamış olabilir. Böyle bir ebeveyn bize, duygularımızı ve arzularımızı bastırmak yerine yönetmek için aklımızı ve sağduyumuzu nasıl kullanacağımızı öğretmiş ve muhtemelen günlük yaşama dair küçük ama önemli birçok hizmeti sunarak yardımcı olmuş olabilir.

Öte yandan, üzerimizde olumlu bir etkiye sahip olmayan bir Başak ebeveyn bizi, duygusal gelişimimizi ve kırılgan öz saygımızı örseleyecek ve ketleyecek derecede üstün etkinlik, tenkit, analiz, mükemmeliyetçilik ve/veya değersizlik hissettiren tutumlara maruz bırakmış olabilir. Çocukluğumuzun “-malı, -meli sistemi” yetişkin olduğumuzda da hala bizi esir almaya devam eden içsel bir yapı haline gelmiş olabilir. Yeterince iyi olmadığımız algısı kişisel ve profesyonel anlamda etkin olma becerimizi de olumsuz etkiler. Köle gibi hizmet eden biri bizim ihtiyaçlarımızı karşılamakta aşırıya kaçmış, hastalık hastası bir ebeveyn bizim dikkat ve ilgi çekmek için hastalıklı veya hastalık hastası olmamıza neden olacak kadar saplantılı bir şekilde sağlık sorunlarına odaklamış olabilir.

Bize zarar veren Başak örüntülerinin sürekli işlemesini sağlayan içsel mesajlarımızı gözden geçirip düzeltmemiz gerekebilir. Görevimiz, analitik yeteneklerimizden faydalanırken ve yaşantımızda bir düzen ve disiplin yaratırken duygularımızı ve ihtiyaçlarımızı nasıl deneyimleyeceğimizi ve değerlendireceğimizi öğrenmek olabilir. Kendimiz ve başkaları için yeni standartlar oluşturmamız gerekebilir; ara sıra olağanüstü bir iyilik hali ve başarı yaşadığımız anlara da değer veren standartlar. Kendimizi sevmeyi seçmek, kendi kusurluluğumuzun harikulade kusursuzluğunu keşfetmeyi seçmek ruhlarımızı o kadar derinden besler ki daha verici ve yetkin insanlar haline geliriz.

AY TERAZİ BURCUNDA

Ay’ı Terazide olanlar, güzellik ve huzur deneyimlemek için can atarız; başkaları ile işbirliği yapmanın, onları hoşnut etmenin ve karşılıklı tatmin sağlayan bire-bir ilişkiler kurmanın peşinde koşarız. Ayrıca başta nesnellik ve sentez yetilerimiz olmak üzere, aklımızı kullanmak da bizim için bir tatmin nedenidir.  Bize çok değer veren, bizi mutlu etmekten keyif alan, estetik ve entelektüel gelişimimizi destekleyen ve bizim görüşlerimizi takdir etmeye istekli olan ve bunu yapabilen bir ebeveyn Terazi Ayımızın  yapıcı boyutlarına uyumlanmamıza yardımcı olmuş olabilir.

Ancak, eğer Ay’ımız sert bir açı yapıyor ise veya üçgenleri veya sekstilleri bizimle sadece yüzeysel bir ilişki kuran bir ebeveynin varlığına işaret ediyorsa, ebeveynlerimizden hiçbir zaman alamadıklarımızı bir partnerden elde etme girişiminde bulunabiliriz. Başkalarına aşırı derecede bağımlı hale gelebilir, vazgeçilmez olmak ve her isteklerini yerine getirmek suretiyle gönüllerini kazanmaya çalışabiliriz. Ayrıca, ilişkilerimizi tehdit edebilecek, bireyselliğimizi ve yalnızlığımızı kabul etmeye zorlayabilecek her şeyden korktuğumuz için, öfkemizle ve acılarımızla yüzleşmekten kaçınmaya meyilli olabiliriz. Bu örüntüler, görünene ve yüzeysel uyuma çok fazla önem vermiş, uyuşmazlıkları tolere edememiş veya bizim ilişkinin her zaman birinin başkasına bağımlı olması anlamına geldiğine inanmamıza neden olmuş bir ebeveyn figüründen etkilenmiş olabilir. Böyle bir anne veya baba ebeveynliğe birçok karşılanmamış ihtiyacını dâhil etmiş ve bizden çocukluğu veya evliliği sırasında yaşadığı eksiklikleri telafi etmemizi beklemiş olabilir.

Ay’ımızın Terazide olması duygusal doygunluğumuz için başkalarıyla işbirlikçi ilişkilere ihtiyacımız olduğunu gösterir. Yine de, eğer gerçekten tatmin edici bağlar kurmak istiyorsak; öncelikle kendimizle güvenli bir ilişki kurmalı, kendi duygularımızı ve ihtiyaçlarımızı haklı görmeli ve geçici çatışmalar yaşayacak bile olsak daha derin ve gerçek bir iletişim için kendimizi ortaya koymalıyız. Daha kalıcı bir uyum ve denge yaratmak için - ki bu bizim için hayati bir öneme sahiptir -  hem kendimizle hem de başkalarıyla ilgili olarak açık fikirliliğimizi ve birçok bakış açısı ile özdeşleşebilme yetimizi kullanmalı ve gerektiğinde uyumsuzluk ve dengesizlik içine girmeye gönüllü olarak, içsel kişilik özelliklerimizi önemsemeli ve kabullenmeliyiz. Aynı zamanda, mümkün olduğunda bizi dinginleştirip moralimizi yükseltecek ortamlar ve ilişkiler yaratarak Terazimizin güzellik ve huzur ihtiyacını onurlandırmamız gerekiyor.

AY AKREP BURCUNDA

Ayımızın Akrepte olması mahremiyetimize değer verdiğimize,  önemli seviyede duygusal yoğunluğa ve tutkuya muktedir olduğumuza, kendimiz için derin ve sağlam bir dayanak sağlamak için yaşantımızı derinlemesine irdelememiz ve kendimizin ve diğerlerinin kaynaklarını kullanma gücümüzü verimli bir şekilde deneyimlememiz gerektiğine işaret eder. Gerçek duygularımız reddedildiğinde veya ihtiyaçlarımız karşılanmadığında, kendimizi kolaylıkla Akrebin zararlı davranış örüntüleri – cinsellik veya parayla ilgili saplantılar, intikam veya yok etme odaklı dışavurumlar veya talepkâr ya da manipülatif davranışlar-içinde bulabiliriz. Akrep Ayının yarattığı zorluklardan biri kontrolü kaybetme ya da teslim olma korkusuyla ilgilidir. Bu korkudan dolayı daha yumuşak, kırılgan taraflarımızı reddedebilir veya gizleyebiliriz; böylece kendimizi aradığımız gerçek paylaşımı veya uyumu yaşamaktan alıkoyabiliriz.

Ebeveynlerimizin bizi zorlukların üstesinden gelme becerisine sahip, dayanıklı ve güçlü bir karakter geliştirmeye iten mesajlarını içselleştirmiş olabiliriz. Cinselliğimiz ailevi etkileşimlerin yoğunluğundan dolayı erken uyanmış, böylece kendi yaşam ve ölüm gücümüzle yüzleşmek zorunda kalmış olabiliriz. Ancak, Akrep bir ebeveyn destek alma ve kendimizi besleme yetimizi olumsuz etkilemiş olabilir. Belki böyle bir ebeveyn öyle düşmanca ve cezalandırıcıydı ki, önemli derecede güvensizlik geliştirdik ve duygularımızı saklamayı öğrendik. Babamız veya annemiz bize, sahiplenilmekten veya hükmedilmekten korkmamıza neden olacak kadar buyurgan, müdahaleci ya da cinsel olarak kışkırtıcı davranmış olabilir. “Güçlü ol” tutumunda açıkça görülen soğukluk ya da aşırı soğukkanlılık hali içimizdeki çocuğun ihtiyacı olan şefkati ve ilgiyi almasına mani olmuş olabilir. Bazen Ayın Akrepte olması bir ebeveynin erken ölümüne veya ölümün ya da şiddetin gerçekleriyle zamanından önce yüzleşmeye işaret eder.

Biz, Ayı Akrepte olanlar, kendimize sadece cinsel arzularımızı değil, duygularımızı ve duygusal ihtiyaçlarımızı da telafi, kabul ve ifade ederek yeniden ebeveynlik yapabiliriz. Kendi özümüzle bağlantıya geçmemiz, başkaları yerine kendimize sahip çıkmamız ve tutkumuzu yapıcı bir şekilde nasıl yönlendireceğimizi öğrenmemiz gerekir. Akrep Ayımızın görevlerinden biri içsel gücümüzü keşfetmek ve kendimize vermeyi beceremediğimiz veya istemediğimiz şeyleri bize vermeleri için başkalarını manipüle etmek yerine ihtiyaçlarımızı gidermek için kaynak olarak kendi yetilerimizi kullanmaktır.

AY YAY BURCUNDA

Eğer Ayımız Yayda ise, sınırlarımızı genişletmek -yeni olasılıkları keşfetmek ve gerçekleştirmek, seyahat etmek ve/veya kendi anlayışımızı geliştirmek- için özgür olmalıyız. Cömert bir yüreğe sahibiz ve kendi ihsanımızdan vermeye çalışırız; ayrıca zorlukların üstesinden de mizahla ve keyifli paylaşımlarla gelmeye gayret ederiz.

Gerçek ihtiyaçlarımız giderilmediğinde veya bizi tehdit eden duygularla veya ihtiyaçlarla bağlantı kurduğumuzda, Yay tabiatımızı savunmacı veya çarpık bir şekilde dışa vurabiliriz – geleceğe, soyut âlemlere veya kaçış imkânı veren aktivitelere odaklanarak acil sorunları savsaklamak veya bunlardan kaçınmak, mevcut görevlerden ziyade ideallerle veya hedeflerle meşgul olmak; sürekli düşünselleştirmek veya felsefe yapmak; uygunsuz şekilde şaka yapmak veya hem sorumluluktan kaçmak hem de içimizdeki boşluğu doldurmak için sonsuz bir arayış içinde huzursuzca aktiviteden aktiviteye veya insandan insana hareket etmek.

Büyük olasılıkla, annemiz veya etkin ebeveyn figürümüz, bize hayata bakışımızı yönlendirecek yapıcı bir felsefi çerçeve sundu ve hem içimizdekileri hem de dışımızdakileri keşfetme aşkını aşıladı. Ama böyle bir ebeveyn, bizim gerçek ihtiyaçlarımıza veya duygularımıza veya yaşadığımız zorluklara ya da sıkıntılara yanıt vermek yerine duygusal yakınlıktan korkan ve uzak âlemlere sığınmış biri olmuş olabilir. Bizi gerçekten desteklemek yerine şımartmış olabilir. Bize ılımlı bir şekilde öğretmek yerine, tabiatımıza veya gelişimimize uygun olmayan “-meli, -malı” ifadeleri veya dini ilkeleri kullanarak öğüt vermiş olabilir.

Ayı Yayda olanlar, ebeveynlerimizinkiler dışında kendi felsefemizi ve ahlaki ilkelerimizi yaratmak ve kendi felsefemizi duygularımızı ve ihtiyaçlarımızı bastırmak yerine kabullenmemize yardımcı olması için kullanmak suretiyle kendimize yeniden ebeveynlik yapmaya ihtiyaç duyabiliriz. Görevlerimiz ayrıca başkalarının yanı sıra kendimize de vermeyi öğrenmeyi, kısıtların ve yükümlülüklerin içinde var olabilecek şekilde içsel özgürlük geliştirmeyi ve içimizdeki Tanrıyı veya bizi yönlendiren ve bize ilham veren içsel yol gösterici ruhu keşfetmeyi ve onunla iletişimi sürdürmeyi de içerebilir.

AY OĞLAK BURCUNDA

Ayı Oğlakta olanlar, tertip ve düzenin sağladığı güvenliğe, vaatlerimizi yerine getirmenin ve amaçlarımıza ulaşmanın verdiği tatmine ihtiyaç duyarız. Yaptığımız işten gurur duyarız ve başarılarımızın takdir edilmesini isteriz. Oğlak Ayın zararlı etkilerinin ortaya çıktığı, dolayısıyla da özellikle duygusal doyumu deneyimlemek ve öz-bakım davranışları geliştirmek için zor olan bir konumdur. Duygular ve ihtiyaçlar açığa çıktığında, onların tam anlamıyla bilincimize intikal etmesine bile izin vermeyebiliriz.  Kırılganlığımızdan veya zayıflığımızdan çok korkuyor ve içimizdeki çocuğu aşırı derecede yargılıyor olabiliriz. Daha derin taraflarımızın baskılanması bizim depresyon, olumsuzluk veya kendi kendini eleştirme halinde debelenmemize, dur durak bilmeden çalışmamıza veya başka insanlarla ilişki kurmaktan kaçınmamıza neden olabilir. Kendi kendimize sürekli öz-yeterliğimizi destekleyen, ancak kendimizle olan gerçek iletişimi dolayısıyla da yakın ilişkiler kurmamızı engelleyen “güçlü olan” mesajları verebiliriz.

Büyük olasılıkla, bir ebeveyn figürü bize duygularımızı kontrol etmeyi, kendimiz için sorumluluk almayı ve çocukça olanlar yerine yetişkin kararları almayı öğrenmemizde yardım etti ve kendimizi güvende hissetmek için ihtiyaç duyduğumuz istikrarı ve güvenliği sağladı. Bununla birlikte, Ayımızın Oğlakta olması, hiçbir zaman duygularımızı özgür bırakmaya izin verilmediğini ve muhtemelen pek yakın ilgi görmediğimizi gösterir.  Ebeveynimiz soğuk ve reddedici bir tutum sergilemiş, bizi ihmal etmiş veya bize duygularımızın ve ihtiyaçlarımızın değersiz olduğu bilgisini aşılamış olabilir. Belki bizim hiçbir zaman tatmin edemediğimiz kadar mükemmeliyetçi ve onayı yüksek seviyede kazanım ve başarı koşuluna bağlı olan biriydi. Sonuç olarak; değer duygusunu kim olduğumuz değil, sadece ne başardığımız ile ilgili olarak hissediyor olabiliriz.

Ayı Oğlak burcunda olanlar, ebeveynlerine ait olanlar dışında kendi standartlarını oluşturmalı ve aslında gerçek ihtiyaçlarını karşılamayan ödünleme gayretinden vazgeçmeliyiz. Görevimiz, güvenliğe dair kendi içsel kaynağımızı yaratmayı ve aslında başkalarından beklediğimiz onay ve takdiri kendimize vermeyi kapsar. Aradığımız tatmini sadece duygularımızı ve ihtiyaçlarımızı kabul etmek ve kendimizin kırılgan olmasına izin vermek suretiyle içimizdeki çocuğun hassasiyetini inkâr etmek yerine kucaklayan gücü ve öz-yeterliği keşfettiğimizde deneyimleyebiliriz.

AY KOVA BURCUNDA

Ay’ımızın Kovada olması, bireyselliğimizi deneyimlemeye ve ortaya koymaya; birçok farklı insanla etkileşime girmek için özgür olmaya; sezgisel, yaratıcı ve soyut zihinsel yetilerimizi kullanmaya ve topluma anlamlı bir şekilde katkıda bulunmaya ihtiyaç duyduğumuzu gösterir. Kovanın enerjileri Ayın Yengeç özellikleri ile kolay kolay uyuşmaz. İhtiyaçlarımızı ve duygularımızı tanımakta ve onaylamakta zorluk çekebilir; yakınlıktan ve samimiyetten korkabiliriz.  Açığa çıkan duyguların veya ihtiyaçların tehdidi altındayken, akılcılaştırma veya düşünselleştirme eğilimi gösterebilir, isyan edebilir veya öz yeterliğimizi güçlü bir şekilde ortaya koyabilir veya uyarıcı aktivitelerle aşırı meşgul olabiliriz. Ayın Kovada olması bazen bizi çok fazla yakınlık veya duygu deneyimlemenin yarattığı içsel bunaltının üstesinden gelmek için yaşamlarımızda ani değişiklikler yapmamıza neden olabilir. Geniş bir arkadaş ağı kurmak ve/veya kendimizi inandığımız bir amaca adamak bizi tatmin edebilir ama bu giderilmeyen kişisel ihtiyaçların telafisi niteliğinde de olabilir.

Büyük olasılıkla, ebeveynlerimizden biri Kova özelliklerimizi teşvik etti. Bu ebeveyn entelektüel, insancıl ve bireycilikten yana olmuş ve bu nitelikleri bizde de destekleyebildi. Biz de, benzersizliğimizden, özgünlüğümüzden, sosyal ve zihinsel becerilerimizden gurur duymayı öğrendik. Bununla beraber, böyle bir ebeveyn duygusal olarak uzak veya soğuk durmuş ve bizi fiziksel veya duygusal olarak doyuramamış, yine de aile bağlarına nazaran daha az kısıtlayıcı ve duygusal anlamda daha az talepkâr olan geniş çaplı topluluklara ve sosyal katılımlara duyarlılık göstermiş olabilir. Ebeveynlerimizden biri veya her ikisi de bizimle ilişki kurarken öngörülemez veya tutarsız olmuş, dolayısıyla bizim ilişkilerin sağlam ve istikrarlı olabileceğine dair güven geliştiremememize ve erken yaşta yakınlığa karşı koymayı öğrenmiş olabiliriz.

Biz, Ayı Kovada olanlar, kendi eşsizliğimizi deneyimlerken ve takdir ederken aynı zamanda kendimiz için duygusal ihtiyaçlarımızın baskılanmaktan ziyade saygı gördüğü ve karşılandığı samimi bir arkadaş grubu oluşturmaya ihtiyaç duyarız. Zira onlardan kaçmak yerine, duygularımızı anlamak ve ihtiyaçlarımızı nasıl karşılayacağımızı bulmak için sezgilerimizin önünü açmamız, onlara güvenmemiz ve aklımızı kullanmamız gerekir. Kova Ayının diğer görevleri ise, duygusal tabiatımıza tam anlamıyla açık olmaktan kaynaklanan içsel özgürlüğe ulaşmak ve kendimizle ilgili duyduğumuz rahatsızlıktan ötürü sosyal etkileşimlerin içine dalmak yerine kendi kendimizin arkadaşı olmayı öğrenmektir.

AY BALIK BURCUNDA

Ay’ımızın Balıkta olması, akışta olmak ve hayal etmek için yaşamımızda kendimize alan ayırmaya, empatik bağlara dayanan ilişkilere ve içsel ve harici ilham kaynaklarına açık olmaya ihtiyacımız olduğu anlamına gelir. Balıkta yerleşim söz konusu olduğunda, Ayın su elementi kaynaklı enerjileri kolayca açığa çıkar ve bazen aşırı derecede vurgulanır. Hatta bazen hissettiğimiz duyguları ve ihtiyaçları uzun süren ağlama, kendine acıma nöbetleri ya da başkalarından elde ettiğimiz tepkiler veya sempati vasıtasıyla tatmin etme yoluna gidebiliriz. Farkında olarak veya olmayarak, fantezi ya da idealleştirme yoluyla veya alkol ya da uyuşturucu gibi bağımlılıklar vasıtasıyla kendimizden kaçmaya çalışabiliriz. Ayı Balıkta olan birçoğumuz, sürekli başkalarının duygularına ve ihtiyaçlarına odaklanmak ve kendimizi başkasının mutluluğuna adamak suretiyle dolaylı yoldan kendi duygularımızı deneyimleme ve ihtiyaçlarımızı giderme yoluna gidebiliriz.

Balık etkisi olan bir ebeveyn büyük olasılıkla bize duyarlı ve şefkatli bir şekilde yaklaşmış ve ilham verici yaradılışımızı cesaretlendirmiştir. Ancak, eğer Ayımız sert etkilere maruz kalmışsa, böyle bir ebeveyn üzerimizde zararlı bir etki yaratmış da olabilir. Üzerimize aşırı titremiş, sıkıntılarımızı gidermeye çalışmış veya çoğunlukla, bize bir yanda yürekten verirken diğer yanda suçluluk uyandırmak ya da karşılığında mutlak bir bağlılık talep etmek suretiyle kurbanı oynamış olabilir. Hastalık hastası veya fiziksel gerçekliği kolayca kabullenemeyen gerçekçi olmayan bir tabiata sahip olmuş olabilir. Bir Balık ebeveyn kendi bağımlılıklarının kurbanı olmuş veya hayaller ya da fanteziler içinde karmaşaya düşmüş ve duygusal veya fiziksel olarak tam anlamıyla varlık göstermemiş olabilir.

Biz, Ayı Balıkta olanlar, kendi duygularımıza ve ihtiyaçlarımıza yapıcı bir şekilde nasıl karşılık vereceğimizi, kendimize nasıl hizmet edeceğimizi ve kendimizi başkalarında kaybetmeye çalışmak yerine kendimize nasıl vereceğimizi öğrenmeye ihtiyaç duyabiliriz. Çoğu zaman, ilahi bir tatminsizlikten muzdarip olduğumuz için, dünyevi bir varoluşun gerçeklerini kabullenmekte ve uyum sağlamakta zorluk çekebiliriz. Bu yüzden öngörülerimizi eylemlerimize aktarmak için, gerçekleşebilecek hayallerimizi yaşamamız; uygulayıcı, spiritüel veya yaratıcı tabiatlarımızın arasında bir bağlantı kurmamız gerekir. Yakın ilişkilerde bir olma halini yaşamaya çalışabiliriz, ama bunu kendi yaratıcı ve/veya manevi kaynağımıza uyumlanmadığımız ve kalplerimizi içimizdeki aşka da acıya da sonuna kadar açmadığımız takdirde tam anlamıyla başarmamız mümkün değildir.

The Astrology of Self Discovery, Tracy Marks

Çeviren: Çiğdem Branco Nunes

  • Psikolojik Astroloji Akademisi

    Telefon: 0 538 265 37 28

    E-mail: bilgi@paakademisi.com

    • İletişim Formu

      Adınız (gerekli)

      Epostanız (gerekli)

      Telefon Numaranız

    • İletiniz