Astronomik, Mitolojik, Bedensel, Dişil Prensip vb. İçin Ay

 

“Annen ve baban, seni mahvediyorlar

İsteyerek değil belki; ama yapıyorlar

Kendi yaptıkları hatalarla seni dolduruyorlar

Ve bazı ilaveler yapıyorlar, sadece senin için.” Philip Larkin - This Be The Verse

 

 

Astronomi

Güneş’in çapı Ay’ın çapından 400 kat fazla olmasına rağmen Dünya’dan baktığımızda Ay, Güneş ile aynı büyüklükte gözükür. Bunun sebebi, Güneş’in çok daha büyük olmasına rağmen, 150.000 milyon kilometre daha uzakta olmasıdır. Astrologlar genellikle Ay ve Güneş’in görünürde aynı büyüklükte olmasının, natal haritadaki Ay’ın eşit ölçüde öneme sahip olduğunu gösterdiğini ifade ederler. Ay’ın bize olan yakınlığı ayrıca en çok endişe duyulan şeylerle ilgili olduğu fikrini de ortaya koyar. Güneş ve Ay’ın görünürde aynı büyüklükte olması tam Güneş tutulmasını mümkün kılar; çünkü eğer koşullar oluşmuşsa görüş açımıza göre Güneş diskinin tamamı Ay tarafından kaplanır.

*Dünya’dan ortalama uzaklık: Ortalama uzaklık sadece 384.000 kilometredir.

*Çap: Aşağı yukarı çapı 3476 kilometredir. Ay yaklaşık dünyanın dörtte biri büyüklüğündedir.

*Döngü süresi: Ay kendi ekseni etrafında 27,3 günde döner, bu da yaklaşık olarak Dünya’nın etrafında dönme süresi ile aynıdır. Süreler çok benzer olduğu için Ay bize hep aynı yüzünü gösterir. Ay’ın diğer yüzü ilk kez 1959 yılında Sovyet’in insansız uzay aracı tarafından fotoğraflanarak gözlemlendi. On yıl sonra, 20 Temmuz 1969’da Amerika Birleşik Devletleri’nin astronotları Neil Armstrong ve Buzz Aldrin Ay’a ayak basan ilk insanlar olmuştur.

*Ay’ın ışığı Gneş ışınlarının sadece %7’nin yansımasından gelir. Güneş, Ay’dan -dolunayda dahi - yaklaşık 400.000 kez daha parlaktır.

*Her ay her burçta sadece iki buçuk gün kalır. Günde yaklaşık 13 derece 12 dakika ilerler ya da aşağı yukarı iki saatte 1 derece ilerler.

Mitoloji

Her kültürde geniş kapsamlı bir Ay mitolojisi vardır.  Genellikle doğurganlık, çocuk yetiştirme ve tarım ile ilgili konularla alakalı olan Tanrıçalar Ay ile ilişkilendirilmiştir. Dünya çapındaki sayısız festivaller de Ay ile ilişkilendirilmiştir. Örneğin Paskalya, Kuzey Yarımküre’deki ilkbahar ekinoksundan sonraki ilk dolunaya tekabül eder. (Bu nedenle Paskalya Bayramı 22 Mart ile 25 Nisan arasında herhangi bir güne denk gelebilir.)

Yunan mitolojisinde Ay ile ilişkilendirilen temel Tanrıçalar: Artemis, bakire, hilal veya büyüyen ay ile; Demeter anne veya olgun kadın dolunay ile; Hekate yaşlı veya bilge kadın küçülen ay ile ilişkilendirilir.

Artemis, Roma tanrıçası Diana’nın Yunan versiyonudur. Leto ve Zeus’un kızları olan Artemis, Apollo’nun ikiz kardeşidir ve Artemis’in kardeşinin doğumunda yardımcı olduğu söylenir. Gerçekte de küçüğü korumanın yanı sıra doğumun da tanrıçasıdır. Daha ziyade, avcılığın bakire tanrıçasıydı ve Afrodit’in cazibesinden etkilenmeyen sadece üç tanrıçadan biriydi (diğerleri Hestia ve Athena). Ölümlülere ve yarı tanrılara karşı arkadaşçaydı; genç kadının ve vahşi yaratıkların yüce koruyucusuydu. Genellikle ormanlarda ve çayırlarda gümüş sandaletleriyle dans ederken topuklarının üzerinde onu takip eden su perileriyle resmedilir. Temel olarak Artemis’in rolü kadının kızlıktan kadınlığa geçişini yönetmekti. Ayrıca genç erkeklere de yetişkinliğe geçişlerinde yardım ederdi. Demeter anne arketipine tekabül ederken Artemis, bakire, kendini idare eden, bağımsızdır. Tıpkı ağabeyi Apollo’nun (astrolojide Güneş) dürüstlük ve kahramanlıkla ilişkilendirilebildiği gibi Artemis de genellikle kararlı, cesur ve vahşi tasvir edilir. Artemis, sıklıkla saflığın ve erdemli davranışın savunucusu olarak tasvir edilir. Avcı Actaeon, banyo yaparken çıplak olarak onu gözetlediğinde, Artemis avcıyı geyiğe çevirmiştir; akabinde avcı kendi köpekleri tarafından parçalanmıştır. Homeros’a göre Artemis’in annesi Leto, on iki tane çocuğunun olmasıyla övünen Niobe tarafından sadece iki çocuğu olduğu için aşağılanmıştır. Apollo ceza olarak Niobe’nin altı oğlunu, Artemis de altı kızını öldürmüştür. Burada tanrıçanın vahşi korumacı doğası görülebilir.

Dolunay hasat ve doğurganlık tanrıçası olan Demeter tamamen olgunlşmış kadının temsilcisidir. Yunanca “meter” anne demektir ve Demeter, “toprak anne”ye yakın bir şekilde çevrilir. Demeter ile ilişkili en başlıca hikaye Persephone’nin Hades tarafından kaçırdığı zamanla ilgilidir. Demeter kızının başına ne geldiğini bilmediği için çaresizliğe kapılmıştı veya “toprak” ile ilgilenemeyecek kadar çok kederliydi. Bütün canlı varlıklar solmaya ve ölmeye (kış için bir benzetme) başlamıştı; ta ki baharda Persephone ile tekrar bir araya gelesiye kadar. Bu hikaye annelik duygularının gücünü örneklendirmeye yarar; etkisi o kadar kuvvetli ki her şeye baskın gelebilir.

Artemis bakire, Demeter anne, solan ay Hekate ise daha yaşlı veya menopoz sonrasındaki kadınla ilişkilendirilir. Sıklıkla yaşlı kadın veya bilge kadın olarak tanımlanır; genellikle üç başlı (ya üç başlı köpek ya da köpek, ayı, at başlı) ve bu başlarla her şeyi gören ve her şeyi bilen olarak tasvir edilir. Kesişen yolların tanrıçası olarak her yönü görebilir. Bilge kadın hayatlarında bir yol ayrımında olan insanlara tavsiye verir; yaşlılık korkutucudur, nitekim Hekate sıklıkla korkutucu bir yaratık ve cadı benzeri olarak gösterilir. Hekate’nin bilgeliği ve görünüşte doğaüstü güçleri, Hades’in Persephone’yi kaçırdığını bilen tek kişi olması durumuyla örneklendirilir. Gerçekten de Demeter’e kızını bulmasında yardımcı olduğu için ödül olarak yeraltı tanrıçası yapılmıştır. Yeraltı tanrıçası olarak rolü, ölülerin ruhuyla ilgilenmek ve yeraltına güvenli bir şekilde geçişlerine sağlamaktır. Her üç Yunanlı Ay tanrıçası geçiş durumları ile ilişkilendirilmiştir; Hekate ile ilişkilendirilen durum son yıllar ve yaşamın sonudur.

Anne ve Bebek

Ay, hepimizin içindeki anne ve bebeği temsil eder. Ay’ın burcu, evi ve açıları, kurduğu bazı açılar (hepsi değil) genellikle annemizi nasıl deneyimlediğimizi anlatır. Bu tarif, bizi doğuran kadına uyduğu gibi çocukluğumuzda bize sonradan bakım veren diğer figürlerle de uygundur ve bilhassa bize kadınları ve anneliği öğreten kişiler de bu tanıma uyar. Deneyimlerimiz ve annelik imajımız oldukça önemlidir. Anne sadece can veren değildir; fakat potansiyel olarak can da alandır. Anne, bir tarafta süt, rahatlık, koşulsuz sevgi, koruma ve güvenlik sağlayanken, diğer tarafta tüm bunları esirgeyen: yokedici, yıkıcı ve bebek yiyen de olabilir. Belki de cadı, örümcek, ahtapot imajındaki gibi boğucu anne imajı taşıyabilir. Ya da hadım etme kapasitesine sahip baştan çıkarıcı kadın veya cinsel anne imajında da olabilir. Ayrıca her şeyi bilen, her şeyi anlayan, hiçbir şeyi yargılamayan bilge kadın imajında da olabilir. ,

İlk bakım verenler tarafından sağlanan fiziksel ve duygusal beslenme, güvenli ve mutlu çocuklar ve yetişkinler ortaya çıkmasında yardımcı olur. Alternatif olarak süreç yanlış gittiğinde, birey çeşitli duygusal ve hatta fiziksel zoruluklarla kendini değersiz, yetersiz ve güvensiz hissedebilir. Bizler astrolog olarak “çocukluk yetişkinliği etkiler” türünde basit denklemden çok daha karmaşık bir süreç olduğunu biliyoruz; zira birey çocukluk yaşamadan da önce doğum haritasıyla dünyaya geliyor. Bununla birlikte doğum haritası, geçmişin bireyi etkilediği yetişkin davranış kalıplarını çözümlemek için bir olanak/araç sağlayabilir.

Haritada sadece Ay’ın anneyi tarif ettiği ile ilgili vurgu genellikle abartılıdır; çünkü MC/IC noktaları ve onların yöneticileri, ayrıca 10. ve 4. evdeki gezegenlerin hepsi ilk bakım verenleri anlatır. Ayrıca Yengeç’teki herhangi bir gezegen de bilgi verir. Vurgu, bebeğin/küçük çocuğun, partnerlerden arka planda olma eğilimi gösteren kişinin üzerinde yer almalıdır. Ay bizim hassas, muhtaç ve bağımlı tarafımızı sembolize eder. Bu tarafımız içimizde hala muhtaç küçük bir çocuktur.

Davranışlar ve Alışkanlıklar

Bir bebekle yakından ilgilenen herhangi bir kimse bilir ki bebekler en başından beri tepkisel canlılardır. Hayatlarının ilk birkaç haftasında sıcak bir gülümse gibi duygusal ifadelere tepki verirler. İlk üç ayında sevinç, tiksinme, öfke ve üzüntü gibi duygulara tepki gösterebilir ve bu duyguları ifade edilebilir. Büyük ihtimalle bebekler, bakım verenleriyle güçlü bir bağ oluşturarak hayatta kalmalarına yardımcı olması için bu duygusal yeteneklerle dünyaya geliyorlar. Bebeklikte tam olarak hangi mekanizma oluşursa oluşsun, Ay bireyin hayatı boyunca alışılagelmiş tepki gösterme ve etkilenme şeklini açıklar. Bir çocuk olarak birey, hangi işaretlerin ihtiyaçlarını karşılamayı garantileyeceğini öğrenmiş olur. Bir yetişkin olarak alışkanlıklar ve - bir dereceye kadar- beden dili devam eder. Doğum haritasında önemli olan neredeyse herhangi bir hareketin davranışsal kalıplarda payı olabilir; ancak Ay özellikle davranışın tepki ile gerçekleşen tarafıyla alakalıdır. Böyle tepkiler sadece ani olmakla kalmaz, otomatik ve bilinçsiz olup dolayısıyla neredeyse içgüdüseldir.

İhtiyaçlar, Güvenlik ve Koruma 

Ay, güvende olmak için neye ihtiyacımız olduğu (bilinçli olarak isteğimize karşıt) konusunda çok şey söyler. Bir ölçüde, güvenlik için neye tutunabildiğimiz; bu dünyada bize köklenme hissini neyin verdiğidir. Ay, korunma ve başkalarını koruma anlayışımız konusundaki bütün tutumlarımızı tanımlar. Kendimizi nasıl koruruz, başkalarını nasıl koruruz? Ay, karşılaşılan durumlarda bizim muhtemelen ne hissettiğimizi ve bu durumlarda kendimizi ve başkalarını korumak için ne söyleyip ne yaptığımızı ifade eder.

Hepimizin, herhangi bir şekilde kendimizi tehlikede hissettiğimiz zaman Ay’a sığınma eğilimimiz vardır. Ay, rahatlatıcı bulduğumuz ya da en azından aşina olduğumuz şeyleri anlatır; yani zorlu zamanlarda lunar davranışlara sığınma eğiliminde olmamız şaşılacak bir şey değildir. Birkaç örnek yardımcı olabilir. Ay Yengeç insanı gerçekten annesine gidebilirken Ay İkizler insanı bir kursa gidebilir veya bir kitap okuyabilir. Ay’ı, Mars’ı ile açı yapan biri diğer zamanlarda davranışları kontrol altındaymış gibi görünse de stres altındayken hassaslaşabilir veya çok sinirlenebilir. Alternatif olarak kolları sıvayıp yeni bir projeye katılabilir. Ay- Satürn insanları içlerine kapanma, zor günlere hazırlık yapma ve imkanlarını koruma eğiliminde olacak iken bir Ay-Jüpiter insanı kendilerini durumdan kurtarmak isteyecek, belki hiç yokmuş gibi davranacak ve ufkunu genişletecektir.

Ruh Hali ve Duygular

Hepimizin hem kendi hakkımızda hem de genel olarak dünya hakkında nasıl davrandığı genellikle nasıl hissettiğimizle bağlantılıdır. Eğer pozitif hissediyorsak, genellikle bunu yansıtırız; iyimser ve neşeli bir ruh halinde oluruz. Eğer öfkeli veya depresif ruh halinde olursak o zaman da bu ruh halini yansıtma eğiliminde oluruz. Temel olarak Ay ruh halimizi ifade eder. Bazı insanlar yaratılış gereği hep aynı gözükürken bazıları da çok çeşitli ruh halleri sergiler. Ay’ımız günlük duygusal gel-gitlerimizi, girebileceğimiz ruh hallerini ne nedenlerini, anlatır. Kendi hakkımızda ne hissettiğimiz ve genel ruh halimiz yaydığımız titreşimleri etkileyecektir; ama bundan da öte, yaydığımız sinyallerin cinsi, sırası gelince diğer insanların bizim hakkımızda hissettiklerini de etkileyecektir. Fiziksel koşullarda, Ay’ın kendi ışığı yoktur ve Güneş’in ışığını yansıtır. Benzer olarak, psikolojik koşullarda da Ay büyük ölçüde aynalama ve insanlar arasında ileri geri meydana gelen yansıma ile ilgilidir. Ay geri bildirimin gezegenidir. Besleme kapasitemiz ayrıca kendi hakkımızda ve dünya hakkında hissettiklerimizin de yansımasıdır. Eğer kendimizi iyi hissedersek diğer kişilerle de ilgilenebiliriz; ama eğer kendimizi kötü hissedersek kendi ihtiyaçlarımızdan daha fazlasını karşılamak için yeterli kaynağımız olmayabilir.

Ay, neye karşı içgüdüsel hislerimiz olduğunu gösterir. Ay yerleşimlerini yorumlamayı öğrenmenin kolay yolu, Ay’ımıza yapılan belli açılarda, “ -e duyarlı” deyişi üzerinden düşünmektir. Yani bir Ay-Uranüs insanı özellikle, dışlanmış kişilerin zor durumuna duyarlı ve belki kişisel olarak reddedilme hissine duyarlı olabilirken Ay-Mars insanı özellikle, tehlikeye ve anlaşmazlığa duyarlı olabilir.

Geçmiş ve Bağlılık

IC ve dördüncü ev ile birlikte Ay da geçmişimizi, köklerimizi ve kalıtımımızı: bir dizi farklı durumun içinde nereden geldiğimizi ifade eder. Güneş geleceğe yönelikken Ay, bilinçli olsun olmasın geçmişle ve geçmişin anılarıyla ilgilidir. Ay, bizi geriye sürüklemeye meyilli davranış kalıplarını tanımlar. Ay’ımız insanlara, mekanlara, nesnelere ve fikirlere bağlanma öykülerimizi anlatabilir. Böyle duygular ve anılar bizi ilerlemekten alıkoyabilir; ama bize güvenlik, ait olma ve aşinalık hislerini sağlar. Yaşlılıkta insanlar bazen ileriye bakmak için çok az şeyleri olduğunu hissettiklerinde genelde geçmişe bakma dürtüsünde olurlar.

Ay ve Her Gün

İnsanlar hayatlarının son demine geldiklerinde daha çok önemsiz iç meselelerle uğraşma eğiliminde oluyorlar. Devlet işlerinin önemi, birinin bahçesinin durumu veya öğle yemeği menüsüne kıyasla azalır. Bu da lunardır; zira Ay günlük rutinle ilgilidir. Önemli hayati kararları sembolize eden Güneş’in aksine Ay günlük hayat anlamındadır. Ay, içsel olarak duygusal ve fiziksel sağlığımızı korumak için nasıl uğraştığımızı anlatır ve yaşımız kaç olursa olsun, buna olanak veren günlük hayatı ifade eder.

Çalıştırma İlkesi

Çıkış tabancasının patlayıp da yarışın başladığını haber vermesi gibi Ay da döngüleriyle (Yeni Ay, Dolunay, tutulmalar ve daha az ölçüde ilk ve son dördünler) astrolojide önemli bir rol oynar. Astrologlar bir kişinin veya ülkenin hayatında herhangi bir zamanda neler olup bitebileceği ilgili hesap yapmada çok çeşitli teknikler kullanırlar. Tekniklerden biri gökyüzündeki gezegenleri (transitleri) incelemek ve transitteki gezegenlerin kişinin haritasındaki öğelere nerelerden dokunduğunu görmektir. Ay döngüleri, “beklemedeki olayları” gerçekleşecek olaylara doğru tetikleyendir.

Yuva

Ay, başkalarına uyum sağlamak ve her türlü günlük yaşam durumunu ayarlamakta ne kadar iyi olduğumuz konusunda betimleyicidir. Ayrıca gerçek anlamda evimizi de tarif eder. Bununla birlikte IC, IC’ye yapılan açılar ve IC’nin yöneticisi, ilaveten 4. evdeki gezegenler genellikle bu hususla ilgilidir. Ama yine de Ay, evin göstergesidir; özellikle duygusal ve ortam hissi olarak. Ev, kendimizi güvende hissettiğimiz bir yerdir, burası yetişkinler için bir rahme, bir saklanma kabına benzer; inzivaya çekildiğimiz bir yer ve bize duygusal ve fiziksel olarak liman olabilen bir yerdir. Ev ayrıca, Güneşle ilgili şeyleri dışa vurmak ve yapmak için bir üstür. Böylece Ay’ımız şunları açıklayabilir:

*Evimizin dekoru ve ortamı

*Nasıl yaşadığımız (ör: dağınık, düzenli)

*Nerede yaşadığımız (ör: yurtdışında, karavanda, deniz kenarında, dönüştürülmüş bir kilisede, demiryolu kenarında vb.)

*Kiminle birlikte yaşamayı sevebileceğimiz (kimlerle ne kadar kolay uyumlu olabildiğimiz)

Dişil Prensip

Venüs ile birlikte ve hatta daha fazla Ay, bir bütün olarak kadınların temsilcisi olarak ele alınabilir ve herkes bakımından onlara bakım veren kişiler hakkında önemli bir şeyler söyleyebilecekken heteroseksüel erkeklerin haritalarında ise neredeyse her zaman kadın partnerleri veya kadınları nasıl deneyimlediği hakkında betimleyicidir. Öngörülen faaliyetin tezahürünün, kişinin kendisinin yaşadığı durumdan daha dramatik ve net olma eğiliminde olduğunu okuyucunun unutmaması gerekir. Dolayısıyla haritasında Ay’ı Aslan olan bir kadın ilgi meraklısı bir drama kraliçesi gibi davranmayabilir ama haritasında aynı yerleşime sahip bir erkeğin kadın partneri büyük olasılıkla öyle davranır.

Halk ve Kalabalıklar

Ay bir bütün olarak halkı ve kalabalığın hislerini temsil eder. Televizyon kişilikleri, başarılı siyasetçiler, genellikle Ay’ı ön planda olan kişiler (örneğin ASC ile veya MC ile kavuşanlar) gibi çünkü bu kişilerin yetenekleri hedef kitlenin nabzını tutmak ve buna göre karşılık vermektir. Mundane (politik) astolojide Ay her zaman halkı tanımlamak için kullanılır.

Yiyecek

Her ne kadar belli burçlar (örneğin Boğa ve Yengeç) bilhassa yemek odaklı olsa da haritada yiyecek ve yeme alışkanlığı ile ilgili tek işaret Ay’dır. Haritadaki Ay gerçek anlamda şunları ifade edebilir:

*Geniş anlamda besin. Gördüğümüz gibi, Ay çeşitli seviyelerde başkalarını nasıl desteklediğimizi, desteklendiğimizi nasıl hissettiğimizi, bizi neyin beslediğini, hangi geri beslemeye (geri bildirim) ihtiyacımız olduğunu ve otomatik olarak başkalarına ne tarz bir geri besleme verdiğimizi açıklar. Ayrıca Ay, geri bildirimi nasıl yorumladığımızı da gösterir ve bunlara ek olarak başkalarından edindiğimiz geribildirimin niteliğine göre onlara verdiğimiz tepkileri de gösterir.

*Nasıl ve ne zaman (örneğin hızlı, yavaş düzenli, büyük öğünler, küçük öğünler, kızgınken) ve neden yediğimiz. Mesela bazı insanlar anksiyetenin iştahlarını kaçırdığını söylerken bazıları rahatlamak için yemek yer.

*Ne yediğimiz (örneğin tatlı, baharatlı, vejetaryen, tuzlu, etli).

*Yeme bozuklukları (örneğin anoreksiya, bulimia) ve bunun nedenleri ile tedavisi

Mesela Ay’ı Oğlak’ta bulununa bir kişi genellikle kıtır kıtır yiyecekler, Ay’ı İkizler’de olan biri muhtemelen tabağında çok çeşit, Ay’ı Yay’da olan biri yabancı mutfak yemekleri, Ay’ı Akrep’te olan biri balık sever. Ay, Mars ile temasta olduğunda baharatlı yiyecek sevme durumu ve hızlı yeme eğilimi olabilir. Ay’ın Venüs ile yakın bir ilişkisi bulunması halinde genellikle tatlıya düşkünlüğe ve tatlı vererek çocuklarını sakinleştirebilecek bir anneyi gösterir.

Beden

Ay gelgiti idare ettiğine ve biz de %70 sudan oluştuğumuza göre Ay’ın bütün hormonlarla ve beden sıvılarıyla ilgili olması; lenfatik sistem de dahil olmak üzere menstürel döngü (bir kadının kişisel gelgiti) ve hamilelik ve çocuk doğurma ile ilgili tüm konularla ilişkili olması şaşılacak bir şey değil. Yengeç burcunun hiç şüphesiz önemi olmasına rağmen

Ay aynı zamanda mide ve memelerin de yöneticisidir. Ay bizim bir deneyimi nasıl sindirdiğimizi, yemeğimizi nasıl sindirdiğimizi anlatır ve sindirim sistemin pek çok yönü üzerinde rolü vardır. Yengeç burcunun yanı sıra Ay ayrıca hafıza ile de ilişkilidir.

Metaller 

Ay, hem renk olarak hem de metal olarak gümüşle ilişkilendirilebilir. Gümüş, altına kıyasla daha ucuz olsa da nadir bulunan, pahalı ve parlak bir metaldir. Çok yumuşak olması ve bu sebeple ince bir şekilde dövülebilmesi veya tele çevrilebilmesi nedeniyle çalışılması kolaydır. Tıpkı Ay’ın Güneş’in ışığını yansıtması gibi gümüş de en yansıtıcı metaldir ve bu nedenle çok eski zamanlardan beri ayna yapımında kullanılır. Ayrıca binlerce yıl boyunca mücevherat ve süs yapımında ve bir önceki yüzyılda çeşitli fotoğrafik süreçlerde kullanılmıştır. Alüminyum hemen hemen kesinlikle Ay’la ilgili olan bir diğer metaldir. İlginç olarak bazı araştırmacılar Alzheimer hastalığı (hafıza kaybı ve değişik derecelerde çocukluğa dönme ile karakterize demans) ile alüminyum emilimiyle bir bağlantı bulmuşlardır. Ay bebeklik, alıcılık, yansıtma ile birlikte her zaman emilim prensibiyle de ilişkilendirilebilir. Alüminyum ayna yapımında ve bazı fotografik tekniklerde gümüşe alternatif olarak kullanılabilir. Yiyecek ve yemek yeme bakımından ayla ilgili ayrıca sıradan bir bağlantı da kurulabilir; yiyecekler sıklıkla alüminyum folyo ile kaplanır ve bazen gümüş çatal bıçak takımıyla yenir. Muhtemelen paslanmaz çelik de -çatal bıçak takımı yapımında yaygın olarak kullanılan bir diğer metal- Ay ile bağlantılandırılabilir.

Diğer Klasik İlişkiler 

*Bir şeyleri tutan hazneler: Bardaklar, kazanlar (cauldrons [ayla ilgili iksirlerin demlendiği hilal şeklinde kap]), kadehler, kaplar, beşikler, sandıklar, tabutlar, kabuklar, kaseler ve botlar. Bu eşyaların çoğu İngilizce dilinde, kendisi de hilale benzeyen -c harfi ile başlamaktadır ve sırt üstü çevirdiğimizde bir kaba dönüşür. Biri de kruvasanı hatırlatır.

*Bütün yansıtıcı etkisi olan şeyler gibi aynalar, inciler ve suyun kendisi büyük ölçüde Ay ile ilgili prensiple ifade edilir; gerçi burada Neptün de signifikatör olabilir. Menstürel döngü, deniz, medcezir, inişli çıkışlı şeyler ve Ay gibi evrelerden geçen şeyler.

*Ay’la ilişkisi olduğu değerlendirilen çok fazla yiyecek vardır; ama temel olanları süt, tohumlar, yumurtalar, ve bu malzemelerle yapılmış yiyeceklerdir. Aile hayatı ile ilgili meseleler, doğurma (obstetrik) ve döllenme ile ilgili tüm eylemler, ilaveten yemek hizmeti Ay ile ilgilidir. Bahçıvanlık veya çocukla ilgili olsun her iki türlü bakım yeri (fidanlık veya kreş) de güçlü bir şekilde Ay fonksiyonlarına bağlıdır.

*Ay ile ilişkilendirilen hayvanlar çok ve çeşitlidir. Şüphesiz ki, ister bir bakım yeri isterse toprak ana anlamında olsun anne olarak betimlenen hayvanlar Ay ile ilişkilidir. Ayılar ve balinalar birincil örneklerdir. Hayvanlara bir sürü nedenden ötürü Ay fonksiyonu atfedilir: Bazıları gececi olmaları nedeniyle ya da bilhassa doğurgan oldukları için (örneğin tavşan), besin kaynağı oldukları veya sadece memeli olup ve süt ürettikleri için. Ay şeklinde boynuzları olan hayvanlar (örneğin sığır, geyik) ve görüntülerini değiştirebilenler (bukalemun) klasik olarak Ay’a atfedilir. Özellikle karanlıkta görebildikleri için kediler genellikle Ay ile ilişkilendirilir.

Sue Tompkins

Çeviren: Ayşegül Yılmaz

Hiç Yorum Yapılmamış.

  • Psikolojik Astroloji Akademisi

    Telefon: 0 538 265 37 28

    E-mail: bilgi@paakademisi.com

    • İletişim Formu

      Adınız (gerekli)

      Epostanız (gerekli)

      Telefon Numaranız

    • İletiniz