Onuncu Ev- Zirve (Midheaven)

“Bir dağın yüksekliğine zirveye varmadan asla karar verme! Çünkü oraya ulaştığında ne kadar alçak olduğunu göreceksin.”  Dag Hammarskjöld

9.evin zihinde canlandırdıklarını, 10.ev maddi dünyada gerçekleştirir. Kadrant ev sistemlerinde, Midheaven – bir yerden geçen meridyende en yüksek konumuna ulaşan ekliptik derecesi – 10. evin tepe noktasını işaret eder. Midheaven, haritadaki en tepe noktadır ve sembolik olarak ifade edecek olursak, bu noktanın yakınındaki yerleşimler horoskopta yer alan tüm diğer unsurların üstünde bir konuma sahiptir. Buradaki burç ya da gezegenlerin nitelikleri, bizim en öne çıkan, dış dünyada en fazla görülebilen niteliklerimize işaret eder. Ayakucu (IC) noktası ve 4.ev (karşıt ev) , özel hayatımızda nasıl olduğumuzu ve kapalı kapılar ardında nasıl davrandığımızı temsil ederken, MC ve 10.ev (Satürn ve Oğlak ile ilişkilendirilir) toplum içindeki davranış biçimimize ve dış dünyaya sunmak istediğimiz imaja – dışarı çıkarken giydiğimiz kıyafet türü vb. – işaret eder. Liz Greene, MC’yi ve 10.evi bizim “toplum önündeki imajımız” – başkaları tarafından nasıl görülmek istediğimiz ve kendimizi onlara nasıl ifade ettiğimiz – olarak nitelendirmektedir.

Midheaven’ın yüksek bir konumda olması itibariyle, haritanın bu alanındaki yerleşimler hayranlık uyandırmak, övgü almak, üstün görülmek ve saygı duyulmak istediğimiz nitelikleri ortaya koyarlar. Burada bulunan burçlar ve gezegenler vasıtasıyla başarı, saygınlık ve ün kazanmayı bekleriz. 10.evdeki yerleşimler dünyaya en çok hangi alanda katkıda bulunmak ve iz bırakmak istediğimizi gösterir. Bu saygı duyulma, onaylanma dürtüsü ve baskısı ile tetiklenen hırsı temsil eden evdir. Antik Yunanda, asil veya kahramanca bir şey yapan kişinin ödüllendirileceğine, cennette bir takımyıldızına dönüşerek sonsuzluğa nail olacağına inanılırdı. Bu bağlamda ünlü olmak, kişiye itibar kazandırmanın yanı sıra başkalarının kafasında sonsuza dek yaşama imkânını da bahşeder. Bu düşünce, başkalarından farklı olma egosu ve fâni olma kaygısı taşıyan kişi için oldukça güven vericidir.

Topluma sağladığımız katkının niteliğini, toplumsal statümüzü ve dünyadaki yerimizi, Midheaven’daki burç, 10.evdeki gezegenler ve Gauquelin’in çalışmalarında belirttiği gibi MC’nin yanındaki 9.evde bulunan gezegenler gösterir. Midheaven üzerindeki burcun yönetici gezegeni ile hangi burçta, evde ve açıda yerleştiği de kariyer ve meslek ile ilgili ipuçları verir. Ancak, haritanın diğer alanları da meslek konusunda dikkate değer bir etkiye sahiptir (6.ev, 2.ev ve Güneş’in konumu, vb.) ve bir kişiyi doğru yönlendirmek için doğum haritasının dikkatli ve bütüncül bir şekilde ele alınması gerekmektedir.

Bazı durumlarda, 10. ve yanındaki 9.evde bulunan burçlar ve gezegenler kişinin kariyerini net bir şekilde ortaya koyabilir. Örneğin, Satürn bir öğretmene, yargıca veya bilim insanına; Jüpiter bir aktöre, filozofa veya seyahat acentesi sahibine; Ay ise profesyonel bir çocuk bakıcısına veya otel yöneticisine işaret ediyor olabilir. Ünlü Alman yazar Thomas Mann'ın MC’sinde iletişim burcu İkizler, 10.evinde Merkür bulunuyordu. Avusturyalı besteci Franz Schubert'in haritasında ise, müziğe yetenekli Balık MC’de, yöneticisi Neptün de yaratıcı ifade olan 5.evdeydi.

Ne var ki, MC yakınında ve 10.ev içinde bulunan yerleşimler kişinin gerçek mesleğinden ziyade kariyer hayatındaki yaklaşımına – işi ele alış ve sunuş biçimine – dair bilgiler verirler. 10. evinde Satürn olan bir yargıç muhtemelen hukuk kurallarını harfiyen uygulamaya gayret edecek,  Uranüs olan bir yargıç ise daha özgün, alışılagelmişin dışında ve başkalarını şaşırtan bir yol izleyecektir.

İş hayatında ortaya koyduğumuz veya karşılaştığımız enerji türleri yine 10. evdeki yerleşimler doğrultusunda açıklanır. Satürn veya Oğlak zirveye ulaşmak için uzunca bir süre sabırla çalışmak durumunda kalabilir; Mars veya Koç hayatının bu alanında saldırgan ve sabırsız bir tutum sergileyebilir; Neptün veya Balık ise toplumsal rolü ile ilgili belirsizlik veya karmaşa yaşayabilir.

10.ev aynı zamanda başkaları için neyi temsil ettiğimizi, neyin simgesi olduğumuzu açıklar. Mars bir zorba veya güç ve cesaret timsali; Neptün bir aziz veya şehit, mazlumların kahramanı veya kendinin kurbanı; Venüs ise stil, zevk veya güzelliğin vücut bulmuş hali olarak tezahür edebilir.

Eğer 4.ev babayla ilişkilendirilmişse, 10.ev de anneyi temsil eder. Annemiz, hayatımızın ilk evrelerinde bizim tüm dünyamızdır. Küçük yaşlarda kurduğumuz bağlar, hayatımızın sonraki safhalarında dış dünyayla nasıl bir ilişki kuracağımızı belirleyecektir. Diğer bir deyişle; anne ile çocuk arasında geçenlerin niteliği (MC ve 10.evdeki yerleşimlerin ortaya koyduğu şekilde),  ileri gelişim evrelerinde toplum ve ‘dış’ dünya ile bütünsel anlamda bağ kurma biçimi şeklinde tekrar gün yüzüne çıkacaktır. Eğer annemizi, tehditkâr veya yıkıcı olarak algılamışsak (10. evde olumsuz görünüme sahip Plüton gibi), bu durum ilerleyen yıllarda dünyayı tehlikeli bir yer gibi görmemize ve savunmacı bir tutum geliştirmemize neden olacaktır. Tam tersi, annenin destekçi ve yardımcı (10.evde olumlu yerleşim) olarak algılandığı durumda ise; dış dünyanın da bize benzer şekilde davranacağı beklentisini – Erik Erikson’un ifadesiyle ‘temel güven’ duygusunu – taşırız.

Eğer 10.ev hem anne (şekillendirici ebeveyn) hem de kariyer ile ilişkilendirilmişse, meslek seçimimiz bir şekilde annemizle yaşadığımız deneyimlerden etkilenebilir. Örneğin; Mars 10.evdeyse, çocuk anneyi zorlayıcı ve hırslı bir kişi olarak algılayabilir, ona karşı kin ve öfke duyguları geliştirebilir, dolayısıyla dünyada çocukken olduğu gibi ‘itilip kakılmayacağı’,  güçlü ve özerk bir yer edinme arzusuyla büyüyebilir. Çünkü anneyle yaşanan çatışma hali kişinin hayatında dünyaya karşı savaş halinde olma örüntüsü yaratır.

Bazen meslek seçimini etkileyen unsur annenin sevgisini kazanma (dolayısıyla yaşamımızı güvence altına alma) arzusudur. Örneğin; eğer Merkür 10.evde ise, anne ifade yeteneği olan zeki bir kişi olarak algılanmış olabilir. Bu durumda çocuk annesinin sevgisini ve desteğini elde etmek için onun değer verip takdir ettiği özellikleri geliştirmek için uğraşır durur. Bu yolda başarılı olursa takdir kazanacağına dair bir beklenti, bu nedenle de hayatının ileriki safhalarında Merküryen özelliklerini ön plana çıkaran bir kariyer arayışı içine girer. Bazen de,  bizi belli bir kariyer yoluna iten şey rekabet duygusudur. Eğer Venüs 10.evdeyse, anne cazibeli ve güzel olarak algılanmış olabilir. Bir anlamda Venüs anneye yansımıştır. Böyle bir durumda çocuk, ilerde kendi Venüsyen özelliklerini değerlendirebileceği; güzel, zarif veya zevkli olarak takdir edilebileceği bir meslek arayışına girebilir.

En yalın haliyle ifade edecek olursak; 10.ev, sevsek de sevmesek de, annemizde (veya söz konusu ebeveynimizde) olduğu kadar bizde de var olan özellikleri tanımlar. Bu karmaşık bir konudur, zira 10.evdeki yerleşimler annenin ortaya koymadığı kişilik yönlerine – çocuğun büyüme evresinde bilinçli bir şekilde ifade veya temsil edemediği niteliklere ve karakter özelliklerine de işaret ediyor olabilir. Bu evde bulunan gezegenler ve burçlar annenin fırsatı olsaydı ne/nasıl olmak isteyebileceğini de gösterebilir.

Annenin ruhuna, gizlediği duygulara ve düşüncelere karşı duyarlı olan bir çocuk, onun sadece dışa vurduğu değil, yadsıdığı veya bastırdığı şeyleri de algılayacaktır. Böyle bir çocuk, annesini kurtarmak ve bireysel bütünlüğe ulaşmasını sağlamak için, ömrünün sonuna kadar annesinin gölge yönünü yaşamayı seçebilir. Örneğin; 10.evinde Uranüs bulunan bir çocuğun annesi içinde bir duygu fırtınası yaşarken ve kendine alan yaratmak, özgürleşmek, zincirlerini kırmak istediği halde dışarıdan aşırı derecede geleneksel, bağnaz ve kontrollü görünebilir. Bu bastırılmış Uranyen taraf da bir şekilde, annenin ortaya koyamadığı özellikleri dışa vurma mecburiyetini hissederek büyüyen çocuğa sirayet edebilir.

10.evde çok sayıda gezegenin olması çoğunlukla tanınma, statü ve prestij konusunda hırslı ve istekli bir kişiye işaret eder. Toplumda erkeklerin bu tür ihtiyaçların peşinden gitmeleri genelde kadınlara nazaran daha fazla kabul görür. Bu yüzden, 10.evi güçlü olan bir kadına, güç sahibi veya ünlü bir eş bulmak suretiyle statü elde etmek daha kolay gelebilir. Hatta böyle bir kadın, eşini ün ve prestij sahibi olmaya iten kişinin ta kendisi de olabilir. Ama bu kadınlar nihayetinde, eşleri kendilerinden daha fazla övgü aldığı için içerleyebilir, bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde eşlerini cezalandırma yoluna gidebilirler. Benzer şekilde; 10.evi güçlü olan ebeveyn veya ebeveynler, tatmin edilmemiş başarı ve takdir ihtiyaçlarını çocuklarına yansıtabilirler. Bazı çocuklar kendisine yansıtılana karşı uyumlu, bazıları ise isyankâr davranabilir; hatta kendilerinden beklenenin tam tersi bir kişi haline gelebilirler.

10.ev anne veya şekillendirici ebeveynin ötesinde, genel anlamda otorite figürleriyle ilişkimize de ışık tutar. Çocuklukta bir ebeveynin baskıcı veya kötü muamelesine maruz kalındığı için biriktirilen öfke veya kırgınlık çoğu zaman ileriki yıllarda başka güç simgeleriyle etkileşimlere dair gerçeklik algısını bozar.  Doğru ve haklı bir neden uğruna olsa dahi, kişinin tarzı, tavrı veya keskinliği küçükken ebeveynlerinin tutumlarından kaynaklanan sorunların yarattığı indirgemeci bir bakış açısı ve hükümler doğrultusunda şekillenebilir. Burada amacımız toplumda adil olmayan şeylere karşı çıkanları küçümsemek veya yargılamak değil, sadece bu kişilerin 10.evlerini ve psikolojik etkilerini dikkate almalarını önermektir. Birinin patronuna yumruk veya başbakana yumurta atması içimizdeki ‘kızgın çocuğun’ ortaya çıkması için bir yoldur ama bu gerekli değişimleri tetiklemek için en etkili yol olmayabilir.

Haritayı yukarıdan yöneten 10.ev, kişinin hüner ve yeteneklerini topluma hizmet etmek ve toplumu etkilemek için kullanarak kişisel tatmin elde etmesi ve kendini gerçekleştirmesi gerekliliğine işaret eder.  Öyle ki, bazıları bu yolda övgü ve toplumsal saygınlık bile elde edebilir.

1.evden 10.eve kadar uzun bir yol katettik. 1.evde henüz her birimizin farklı varlıklar olduğunun bilincinde, bireysel varoluşumuzun farkında bile değildik. Ancak zamanla, kim olduğumuza dair sağlam ve somut bir algıya sahip olacak ve bunun için kendimize saygı duyacak kadar geliştik, “tekâmül ettik” ve 10.eve kadar geldik.

Howard Sasportas'tan diğer evleri okumak için tıklayınız.

Dördüncü Ev- Gizli Hazinemiz

Yükselen, 1. ev

The Twelve Houses, Howard Sasportas

Çeviren; Çiğdem Branco Nunes

Hiç Yorum Yapılmamış.

  • Psikolojik Astroloji Akademisi

    Telefon: 0 538 265 37 28

    E-mail: bilgi@paakademisi.com

    • İletişim Formu

      Adınız (gerekli)

      Epostanız (gerekli)

      Telefon Numaranız

    • İletiniz