Açılar

Açı, bir horoskoptaki iki nokta arasındaki belirli uzaklıktır. Neredeyse tüm açılar ekliptiğin etrafındaki uzaklığı ölçer. Herhangi bir gezegenle köşeler arasında (Yükselen, Alçalan, MC ve IC) açılar da kabul edilse de genellikle açılar iki gezegenin arasında oluşur.

Açılar, gezegenlerin birbirlerinin etkisini uyarmak ve yatıştırmak üzere nasıl kombine ettiğini anlamakta kullanılır. Majör ve minör ya da uyumlu ve gerilimli olarak iki kategoriye ayrılırlar. Genellikle, majör açılar minörlerden daha güçlüdürler; ama minör açılara normalden daha fazla önem veren astrologlar da bulunmaktadır.

Açılar bir çemberin 360 derecesinin belli sayılara bölünmesiyle oluşur ve numerolojinin bazı yasalarıyla anlaşılabilir. Çemberin 3,6,12’ye bölünmesi uyumlu ve akıcıdır; bununla beraber 2,4 ve 8 katı, yapılandırılmış ve zordur.

Uyumlu açılar iyi, kolay, pozitif, yumuşak veya iyicil olarak bilinirken gerilimli açılar kötü, zor, negatif ve kötücül olarak tanımlanırlar.

Gerilimli açılar, kendisini oluşturan gezegenler arasında sürtüşmeye yol açar. Bu sürtüşme psikolojik, çevresel veya her ikisini de barındıran problemler ve zorluklar getirir. Bu problemleri yenmek isteyen insanlar hata yapmayı deneyimlerler, ama bazıları bu zorlukların üstesinden gelmeye çalışırlar ve bu süreçte potansiyellerini geliştirirler.

Uyumlu açılar oluşturan gezegenlerin arasında yumuşak bir ilişki vardır. İçten gelen yetenekler için yardımcı bir çevre oluştururlar ancak kişi bunları çantada keklik sayarak tam anlamıyla geliştiremeyebilir.

Her açının farklı bir tarafı vardır, dolayısıyla iki yüzü vardır. Gerilimli açılar büyük başarılara neden olabilecek zorluklar getirir. Öte yandan uyumlu açılar fırsatların boşa gideceği kolay durumlara sebep olurlar.

Gerilimli ve uyumlu açıların arasında bir denge olması tercih edilir. Çok fazla uyumlu açısı olan kişiler bir potansiyele sahip olup bunu geliştirmek için hiçbir çaba göstermeyebilirler, sadece gerilimli açılar zorlukları aşmak için gereken inanç ve iyimserliğe sahip olamama durumu verebilir.

Sıkça kullanılan 9 açı vardır: 5 majör açı -kavuşum, -karşıtlık, -üçgen, -kare ve -sekstil

4 minör açı -yarım sekstil, -yarım kare, -135’lik, 150’lik açı. 150’lik ayrıca “görmeyen” açı olarak da bilinir.

Orblar
Bir gezegenin açıdan izin verildiği kadar ayrıldığı uzaklığa orb denir. Modern astroloji orbu açıya göre düzenler, ama geleneksel teknikler gezegenin önemine göre izin verirler. Yani Güneş ve Ay arasında olan bir açı Merkür ve Venüs arasında olan bir açıdan daha geniş bir orba sahiptir. Açı keskinleştikçe etki güçlenir, açı genişledikçe etkinin gücü azalır.

Kavuşum en güçlü açılardan biridir ve iki gezegeni tek güçle birbirine bağlar.

Karşıtlık inanılmaz derecede güçlüdür ve gezegenleri birbiriyle çatışma pozisyonuna getirir, zorluklar üretir, ama kişiye artan derecede olasılıklar sıralamasını açar.

Üçgen en güçlü uyumlu açıdır, gezegenleri uyumlu bir kombinasyonda bir araya getirir.

Kare güçlüdür fakat karşıtlıktan daha az güçlüdür. Gezegenler arasında sürtüşme çıkartır.

Sekstil güçlü bir uyumlu açıdır, ancak üçgene nazaran daha az güçlüdür.

Yarım-kare, 135 derece ve 150lik dereceler minör gerilimli açılardır. Psikolojik olarak etkileri karenin biraz zayıf versiyonu olarak görülebilir. Bazı astrologlar olayları tahmin etmede bunlara ekstra önem verirler.

Yarım sekstil uyumlu olan tek minör açıdır ve psikolojik olarak sekstilin daha zayıf versiyonudur.

YAKINLAŞAN VE AYRILAN AÇILAR

İki gezegen açıyı keskinleştirmek üzere birbirlerine doğru hareket ederken yakınlaşırlar. Keskin açıdan sonra birbirlerinden uzaklaşırken ayrılırlar. Yakınlaşan açılar psikolojik olarak ayrılan açılardan daha güçlüdür. Olay ve horary horoskoplarında ayrılan açılar geçmiş olaylara ve yakınlaşan açılar gelecekteki olaylara işaret eder.

AÇISIZ GEZEGENLER

Açısız gezegenlerin yorumları üzerine fikirler değişmektedir. Deneyim yoluyla öğrenmek en iyisidir ancak kılavuzları takip etmek oldukça yararlıdır. Öncelikle, gezegen kendini ifade etmekte zorlanabilir. Temsil ettiği prensibi kişiliğin geri kalanına kötü şekilde entegre olmuş hatta göz ardı edilmiş olabilir. Tam tersine, gezegenin açısız olması diğer gezegenler tarafından sınırlandırılmamış olması anlamına gelebilir, böylelikle abartılmış bir öneme sahip olur.

Açısız Güneş: bu kişilik zayıf bir kişilik bilincine sahip olabilirler ama oldukça egoist görünebilirler.

Açısız Ay: bu kişiler evlerinden, ailelerinden, duygularından ve köklerinden uzakta kalmış olabilirler ama bu problemi aşmak için inanılmaz efor sarfedebilirler.

Açısız Merkür: bu kişiler düşüncelerini ifade etmekte zorlanabilirler, sessiz olabilirler ama entelektüel yeteneklerini geliştirmek için aktif bir şekilde uğraş verirler.

Açısız Venüs: bu kişiler yakın ilişkiler kurmakta zorlanabilirler ama sosyal olmak için fazlasıyla çaba gösterebilirler.

Açısız Mars: bu kişiler kendilerini motive etmekte zorlanabilirler ama kontrol edilemez bir enerjiye sahip olabilirler.

Açısız Jupiter: bu kişiler fırsat yaratmakta güçlük çekebilirler ama bu yolda müthiş enerji harcayabilirler.

Açısız Satürn: bu kişiler sınırlarını tanımakta ve zorluklarla mücadele etmekte zorlanabilirler ama güçlü bir kişisel disiplin oluşturabilirler.

Açısız Uranüs: bu kişiler benliklerini göz ardı ederek veya abartarak doğru şekilde ifade etmekte zorlanabilirler.

Açısız Neptün: bu kişiler yaratıcılıklarını ve mistik amaçlarını ifade etmekte güçlük çekebilirler ama sanatsal işlere veya dini konulara kendilerini fazlasıyla adayabilirler.

Açısız Pluto: bu kişiler duygusal enerjilerini kullanmakta zorluk çekebilirler, duygusal bağlanma ve yüzleşmeyi bulmaya çalışabilirler.

Nicholas Campion (http://www.skyscript.co.uk/aspects2.html)

Çeviren: Nur Kılınçer, Akademi öğrencisi

  • Psikolojik Astroloji Akademisi

    Telefon: 0 538 265 37 28

    E-mail: bilgi@paakademisi.com

    • İletişim Formu

      Adınız (gerekli)

      Epostanız (gerekli)

      Telefon Numaranız

    • İletiniz