Şiron- Saklı Yaralarınız

1977 yılında astronom Charles Kowal, Satürn ve Uranüs’ün yörüngesi arasında Chiron’u keşfetti. Chiron, 1977 yılında keşfedilmesine rağmen 1992 yılına kadar defalarca sınıflandırıldı. Chiron ne bir kuyruklu yıldız ne bir astreoit ne de planetoidti. İlk olarak “2060 Chiron” olarak adlandırılan gök cismi hem astreoit hem de kuyruklu yıldız özellikleri gösteriyordu. Öyle ki 300.000 km uzunluktaki kuyruğu bazen görünüyor bazen kayboluyordu. Bu nedenle sadece kuyruklu yıldız diye adlandırmak yanlış olurdu. Ayrıca 271 km’lik çapıyla bir kuyruklu yıldızın yaklaşık 100.000 katı büyüklükteydi. Tüm değerlendirmeler sonunda Chiron, yeni bir sınıfa dahil edildi: Centaurlar!

Centaurlar veya Kentaurlar’ın mitolojisine bir bakalım ve Chiron’un haritalarda bize ne anlatmak istediğini inceleyelim:

Chiron, Yunan mitolojisinde Kentaurlardan biri olarak geçer. Kentaurlar, yarı insan yarın at biçimli varlıklardır. Şarap içmeyi seven, sarhoş olup düğünleri basan, zorla kadınlara sahip olan vahşi yaratıklardır. Yalnız Chiron, Kentaurlardan farklıdır. Doğuş öyküsü şöyledir: Zaman tanrısı Kronos, peri kızı Philyra’ya aşık olur. Philyra, tanrı Kronos’dan kaçmak için kısrağa dönüşür. Kronos da bunun üzerine ona at biçiminde yaklaşır. Peri kızıyla birleşir ve peri kızından at-insan karışımı Chiron doğar. Annesi böylesi bir çocuğa sahip olduğundan utanır ve Chiron’u terk eder. Chiron kendi bulunduğu sürüye yabancı olarak Apollon tarafından yetiştirilir. Sonunda bir öğretmen, yol gösterici ve şifacı olur.

Astrolojik olarak incelediğimizde, Chiron’un temeldeki acısı annesinden dramatik ve acı dolu ayrılışıdır. Bu gökcisminin haritadaki konumu bizim farklı hissettiğimiz, reddedildiğimiz, anlaşılmadığımız ve bir şekilde hayat dışında kaldığımız yeri gösterir. Örneğin Chiron Koç burcunda olduğunda kişi isteklerinin ve özgürlüğünün tanınmadığı bir çocukluk hikayesine sahip olabilir, kendi başına hareket edememenin acısını yıllarca üzerinde taşır. Chiron Boğa burcunda olduğundaysa kişi ebeveynlerinden miras kalan değersizlik duygularıyla doludur.

Chiron’un bize miras bıraktığı konularda iyileşme mümkün müdür? Chiron aslında Aphelion’da (yörüngesinde Güneş’ten en uzakta olduğu eliptik nokta) Uranüs’ün yörüngesine ulaşır. Daha da ilginç olanı perihelion’da (Güneş’e en yakın olduğu zaman) Chiron Satürn’ün yörüngesini geçer ve bize Satürn’ün olabileceğinden bile daha yakın olur! Böylece Chiron’un iki büyük gezegen arasında her devirde ileri ve geri sallanarak bir köprü görevi görmektedir. (Bu devir 49 ila 51 yıl arasında değişir). Chiron, Satürn ve Uranüs arasındaki yörüngede salınarak, aslında verdiği kısıtlayıcı doğadan özgürleşebileceğimizi söylemektedir. Sanki hiç nefes alamayacak gibi hissetsek de Satürn’ün soğuk doğasıyla umutsuzluğa kapılsak da, Chiron Uranüs’e giden bir köprü olduğundan farkındalık kazanarak yaralarımızı sarabiliriz. Örneğin, Chiron Koç’ta olduğunda içinizdeki yalnız başına hareket etmekten hoşlanan, başına buyruk doğaya izin verip ve onu kutusundan çıkarabilirseniz. Veya Chiron Boğa’da burcunda olduğunda kendinizi üretmenin büyük hazzına açarsanız. Chiron’un sadece başkalarını değil kendinizi de iyileştirdiğini göreceksiniz.

 Gülden Bulut, Şubat, 2020

Kaynak: Mitolojik Astroloji ve Psikoloji, 2. Baskı 2019

Kategoriler

Astroloji Dergisi 

Son Makaleler

Youtube Kanalımız

Benzer Makaleler

Menü